insanlar girip - çıkar hayatlarımıza ömrümüzde defalarca , mutlaka yeni birileri vardır herzaman ve mutlaka anılması gereken eskiler.bütün zamanını evde geçiren bir insanın bile hayatına birileri girip çıkar sürekli ; camdan baktığında hergün yandan askılı çantası ağzına kadar dolu postacıdır yanlız evin yanlız sahibinin hayatındaki yada su saatine bakmaya gelen görevliler.hep aynı kişi gelir alışır insan postacı hep aynı adamdır mesela , bir gün pencereden bakarken uzaktan gelen memur kıyafetli ve yandan askılı adamın yakınlaşınca yüzünün o tanıdık yüz olmadığını anladığınızda içinizde garip bir his uyanır.hem yeni birisini görme sevinci hemde eskinin bilindik tadını kaybetme korkusu sarar insanı. ne gariptir aslında "yanlız adamı" bir kez bile görmemiş postacı nasılda değiştirmiştir o'nun hayatını, birden nasıl hisler besletmiştir kendine karşı ama zerre haberi yoktur bunlardan. uzaktan bakılınca garip ya da çekici gelen ama içine girdikçe , dışarıdan farklı gördüğünüz şeylerin aslında sizinkilerden farklı olmadığını gördüğünüz insanlar vardır. öğrendiğinizde almayı düşlediğiniz tadın aslında olmadığını bir tarafınız yıkılır diğer bir tarafınızda sevinir.yıkılmasının sebebi bellidir ama sevinmesinin sebebi gariptir biraz çünkü özenipte başka bir hayatın içine girince ve onun aslında özenilecek bir hayat değil sizinki ile neredeyse aynı bir hayat olduğunuj öğrenince o kadarda aşağıda olmadığınızı hissedersiniz ve sevinirsiniz. sonuçta herkesin bir olduğunu gerçekten içinize sindirerek öğrendiğinizde artık çok geçtir herşey için.çünkü artık insanlar için sadece başında dua edilmesi gereken bir taştan ibaretsinizdir.

0 Comments:
Post a Comment
<< Home